KUTLU FETİHİN TARİHİ..

Rumeli Hisarı

Sultan II. Mehmed, Konsantiniyye'yi fethetmek istiyordu. Binaenaleyh, yapması gerekenlerden bir tanesi ise Rumeli Hisarı idi. Yıldırım Bayezid tarafından yapılan Anadolu Hisarının tam karşısına Rumeli Hisarını yaparak; boğazı iki taraftan da kontrol altına almış ve izinsiz tek bir gemi dahi geçmesine izin vermemiştir. Rumeli hisarına kuşbakışı olarak baktığımızda ise Arapça bir şekilde "Muhammed" yazdığını görebilirsiniz.

Batırılan Gemi

Ticaret için İstanbul boğazını kullanan bir Venedik Gemisi, Osmanlıların dur ihtarına uymadığı için topa tutularak batırılmıştır. Sultandan izinsiz boğazdan geçmeye kimse cüret edemezdi.

Bizansın Tepkisi

Sultan Mehmed, Rumeli Hisarını yaparken elbet ki Bizans karşı çıkmıştı. Lâkin nafile, zira hisarın yapıldığı yerlerin Osmanlı Toprağı olması sebebiyle ve önceki Sultanların Anadolu'dan Rumeliye geçerken ki yaşadıkları zorlukları gerekçe göstererek hisar yapılmaya başlanmıştı. Bu bilgileri Sultan Mehmed'in zamanında yaşayıp fethe birebir şahit olan Bizans tarihçisi Kritovulos anlatıyor.

Rumeli Hisarı

Rumeli Hisarının Fetih için ne denli bir öneme sahip olduğunu okudunuz, aşağıda ise Rumeli Hisarına dair görüntüler.

Anadolu'da Karışıklık

Karamanoğulları, Osmanlı topraklarına girmiş ve bazı vilayetleri ele geçirmişlerdi. Fetih için hazırlık yapan Sultan Mehmed, Karamanoğullarına doğru harekete geçti. İstanbul'un fethini baltalayabileceğinden ötürü Karamanoğulları ile sulh yapan Sultan, başkent Edirneye geri döndü.

Kuşatma

Sultan II. Mehmed uzun Konstantiniyye'yi kuşatma altına alır ve taaruzlara başlar. Günlerdir Şahi topu ile surlar dövülür ve taaruz denemeleri yapılır lâkin şehir bir türlü düşmez. Öte yandan Bizans, Haliç'e zincir çekerek Osmanlı donanmasının geçmesini engellemiştir. Bunlarda yetmiyormuş gibi birde Avrupada ki Katolik Dünyasından Doğu Bizansa erzak ve asker yardımının geleceği haberi ulaşır. Bir yandan Ortodoks mezhebine bağlı olan Doğu Bizans diğer yandan ise Katolik mezhebine bağlı Avrupa Dünyası... İnanması güç, lâkin Sultan Mehmed'in karşısında birlik olmak zorundalar. Her ne kadar yardım çağrıları geç cevap bulsa da sonunda destek yolda idi. Sultan Mehmed, bu haberi duyunca gelecek olan 3 kalyon geminin Bizansa ulaşmaması için Baltaoğlunu görevlendirir.

3 KALYONA KARŞI

Sultan Mehmed, Baltaoğlu Süleyman Bey'in emrine kadırgaları vererek 3 kalyon gemiden oluşan yardım filosunu durdurması için emir vermişti. Rüzgar, Osmanlı kadırgalarının aleyhine dönmesine rağmen Baltaoğlu umumi taaruz emri verdi. Kalyonlar çok yüksek olduğundan ötürü kadırgalardaki Osmanlı askerleri kalyonlara tırmanmak zorunda kalıyordu lâkin kalyonlardaki askerler tırmanan Osmanlı askerlerine nazaran daha avantajlı olduğundan ötürü Osmanlı askerleri bir bir şehit oluyordu. Donanmasının bir bir mağlup olduğunu ve 3 kalyonluk filonun ilerlediğini gören Sultan Mehmed, sinirden atını denize sürer ve "Durdurun şu gemileri!" diye haykırır. O kadar ileriye gider ki suyun seviyesi atın boyunu geçer.

GEMİLER YÜRÜYOR

Şehrin surlarından saldırılar yapmasına rağmen bir türlü şehir düşmüyordu sebebi ise Bizans askerlerinin çoğunluğu Sultan Mehmed'in taaruza kalktığı cephede konuşlanmıştı. Donanmayı Haliç'e indiremediğinden ötürü dikkat dağıtamayan Sultan'ın aklına dahiyane bir fikir gelmişti. Gemileri karadan yürütecekti.

Gemilerin yürütüleceği yollarda ki ağaçlar kesildi ve yerlere kaygan maddeler sürüldü. Askerler tarafından gemiler çekilirken çıkan sesten dolayı fark edilmesin diye Cenova tarafından devamlı olarak topçu atışları yapıldı. Mukabilinde ise gemiler Haliç'e indirilmişti. Bunu gören Bizanslılar oldukça şaşkına ve korkuya kapılmışlardı. Dört bir yandan kuşatılan Bizans artık daha fazla dayanamaz hale geldi. Ulubatlı Hasan ve arkadaşları surların tepesine Osmanlı Sancağını dikmesinin ardından Osmanlı taraflarında moraller yükseldi ve askerler daha da hiddetli saldırmaya başladı. Artık şehir daha fazla dayanamayıp düştü. Bizans tarafında ki Paralı askerlerin komutanı Lord Gustiniani şehri terk etti. XI. Konstantin şehri terk etmeyi reddetti ve savaşarak öldü. Şehir düştükten sonra Sultan Mehmed, surlardan içeri girdi ve Ayasofya'ya doğru yöneldi. Şehrin dört bir yanında askerler, Bizans ahalisine canlarının ve mallarının Sultan Mehmed'in güvencesinde olduğunu, öncelerinde ne yapıyorlarsa yapmalarına devam edebileceklerini söylüyordu.